Aynı Topraklarda Her Geçen Gün Daha Fazla İnsanı Doyurmak Zorundayız

Topraklar birçoğumuz için tohum, gübre ve zirai ilaç kullanılarak ürün alınan alanlar olarak görülmektedir. Ancak topraklar bundan çok daha fazlasıdır.

Topraklar birçoğumuz için tohum, gübre ve zirai ilaç kullanılarak ürün alınan alanlar olarak görülmektedir. Ancak topraklar bundan çok daha fazlasıdır.

Yapılan modelleme çalışmalarına göre 2050 yılına geldiğimizde %35 artarak 9,5 milyar olacağı söylenen dünya nüfusunu doyurmak için yıllık 9,5 milyar ton olan bitkisel üretimimizi 2 katına yani 18 milyar tona çıkarma durumundayız. Bunu yaparken de, yeryüzünün sadece %7,5'unun bitkisel üretim için uygun olduğunu ve bugüne kadar Afrika kıtası büyüklüğünde bir alanı ekinler, Güney Amerika kıtası büyüklüğünde bir alanı hayvancılık için açan insanoğlunun, yeni alanlar açma gibi bir şansının olmadığını da kabul etmek zorundayız.

Durum böylesine ciddi olunca da, 1 cm'sinin oluşumu için yaklaşık 1.000 yıl gereken topraklarımızı ve onların verimliliklerini korumak için harcanacak çabaların önemi çok daha fazla artmaktadır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu FAO'nun verilerine göre, 2001-2011 yılları arasında dünya üzerindeki tarımsal alanlarda herhangi bir azalma söz konusu değilken, ülkemizde ise yaklaşık %6'lık bir azalış mevcuttur. Ülkemizdeki mevcut gidişat, çok yakın gelecekte Dünya'nın karşı karşıya kalacağı yukarıda değindiğimiz sorunların ne yazık ki tam olarak algılanamadığını göstermektedir.

Dünya üzerinde mevcut bilim insanlarının geliştirdikleri düşüncelere göre, gelecekte karşı karşıya kalabileceğimiz bitkisel ürün yetersizliği sorununu çözebilecek muhtemel adımlar arasında i) mevcut tarımsal alanları korumak ve yeni alanlar açmamak, ii) kaynakları daha verimli kullanmak, iii) mevcut alanlarda birim alandan daha fazla ürün almak, iv) beslenme şekillerini değiştirmek ve v)üretilen ürünlerin israfını ve/veya kayıplarını azaltmak öne çıkmaktadır. Kolaylıkla anlaşılabileceği gibi söz konusu adımlardan ilk üç tanesi doğrudan ve/veya dolaylı olarak topraklarla ve bitkisel üretimle ilgilidir.

Tarımsal arazilere inşa yapılar.
Tarımsal arazilere inşa yapılar.

Mevcut tarımsal alanları korumalı, yenilerini açmamalıyız

Gelecekte bitkisel üretimde bir yetersizlik sorunuyla karşı karşıya kalmamak için mevcut bulunan tarımsal alanların amaç dışı kullanılmasına ve yeni tarımsal üretim alanları açmak için ormanların ve çayırlık alanların yok edilmesine izin vermeyerek, tarımın mevcut konumunu korumasını sağlamalıyız. Durum böyle olduğu halde, Kuzey Amerika’nın çayırlıkları, Brezilya’nın Atlantik ve Tropikal ormanları ve Endonezya’nın tropikal ormanları hâlâ kesiliyor. Üstelik bu yıkıcı zararlara çoğu zaman, açlığı gidermek için değil, sığır beslemek, hayvan yemi olarak soya ve palmiye yağı üretmek için palmiye ağacı yetiştirmek daha çok kereste elde etmek için neden olunuyor. Ülkemizde de, yukarıda ifade ettiğimiz gibi tarımsal alanlar bilinçsizce atılan adımların tehdidi altındadırlar. Faaliyetleriyle karaların %60’ını kendisi değiştiren insanoğlu, artık çok tehlikeli bir konuma ulaşan mevcut durumu korumak için sanayileşmeyle ortaya çıkan duyarsızlığından vazgeçmek durumundadır.

Mevcut alanlarda birim alandan daha fazla ürün almalıyız

Bu amaçla, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği bir arada değerlendiren bitkisel üretimle ilişkili uygulamalara olduğu kadar, hastalık, kuraklık ve besin elementi noksanlıkları gibi stres faktörlerine dayanıklı çeşitlerin ıslahı başta olmak üzere diğer alanlara da azami önemin verilmesi gerekir. Hedef, verimsiz tarımsal arazilerde de verim farkı olabilecek bitkilerde iyi tarım uygulamalarıyla ürünü artırmak olmalıdır. İleri teknoloji ürünü hassas tarım sistemleriyle ekolojik tarımı bir araya getirecek yaklaşımlar kullanılarak mevcut alanlardan daha fazla verim almak da mümkün görünmektedir.

Önerilen Ürünler

No items found.

Önerilen Ürünler

Ürünlere Göz At

Doğal kaynaklarımızı daha verimli kullanmalıyız

Bu amaçla, gübre ve tarım ilaçları başta olmak üzere bütün tarımsal girdileri daha hedef odaklı uygulamamıza yardımcı olacak teknolojilerin üretimi ve kullanımı teşvik edilmelidir. Bitkinin yetiştirildiği toprağın özelliklerine uygun gübrelerin kullanımı ve daha da önemlisi daha uygunlarının üretimi öncelikli hedefler arasında yer almalıdır. Toprak kalitesinin ve verimliliğinin iyileştirilmesi, su tasarrufu ve toprağa besin bağlama amacıyla örtücü bitkilerin yetiştirilmesi, malçlama ve kompost kullanımı sayesinde su ve kimyasal tüketimi azaltılmalıdır. Gerek geleneksel gerekse organik tarım alanlarındaki ilerlemelerin su ve besinlerimizin her bir damlasından daha fazla ürün almamıza yardımcı olduğu göz ardı edilmemelidir.

Beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz

Bu amaçla, birim alandan aldığımız ürünün daha fazlasının doğrudan insanların midesine girmesini hedeflemeliyiz. Ekinlerden sağlanan kalorinin sadece %55’i insan beslenmesinde kullanılıyorken, geri kalanı hayvan yemi, biyoyakıt ve sanayi ürünü olarak değerlendirilmektedir. Ancak besin hayvanlarının et, süt ve yumurtasına, kendilerine verilen yemdeki kalorinin ancak çok küçük bir bölümünün geçtiği unutulmamalıdır. Yenebilir ekinlerin biyoyakıt için kullanımını azaltmak da gıda ihtiyacını karşılama konusunda önemli bir rol oynayabilir.

Ürünlerin israfını ve/veya kayıplarını azaltmalıyız

Gıdaların sahip olduğu kalorinin %25 ve toplam gıda ağırlığının %50 kadarının tüketilmeden kaybolduğu bilinmektedir. Gelişmiş ülkelerde kayıpların büyük bölümü israf şeklinde evlerde, restoranlarda veya süpermarketlerde gerçekleşir. Az-gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerde ise bu kayıplar genellikle depolama ve nakliyat koşullarındaki yetersizliklerden çiftçi ile pazar arasında gerçekleşmektedir. Gelişmiş ülkelerde porsiyonları küçültmek, kalan yemeği atmayıp daha sonra yemek ve restoran ve süpermarket benzeri işletmelerin israfı azaltacak tedbirler almasını sağlamak büyük kayıpları önleyebilir. Az-gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerde ise depolama ve nakliyat koşullarını iyileştirmek hem üreticilerin gelirinin artmasına neden olurken hem de kayıpları azaltabilir.

 

TOROS TARIM olarak, şimdiye kadar olageldiği gibi burada yer alan kısa özette ifade etmeye çalıştığımız dünyamızın yakın geleceği için beklenen sorunların azaltılmasında, çözümünde ve bu konulardaki toplumsal bilinçlenmenin oluşmasında en önde yer almak öncelikli hedefimizdir. Bu hedefe ulaşırken daha yaşanılır bir dünya sloganını bilimsel doğruların ışığında ve ülkemiz tarımının her türlü teknolojik yenilikten de en hızlı şekilde yararlanmasını sağlayacak araştırma-geliştirme kültürünün yaygınlaştırılması da önceliklerimiz arasındadır.

Gıdadaki israfı gösteren temsili bir görsel
Gıdadaki israfı gösteren temsili bir görsel
Instagramda aramıza katıl!

Gün aşırı paylaştığımız içeriklerimizle Instagram’da üreticileri bir araya getirdiğimiz bir topluluk oluşturuyoruz. Sen de katıl!

SİZDEN GELENLER
ÖĞRETİCİ İÇERİKLER
YARIŞMALAR
KATILMAK İSTİYORUM
Kaynaklar

Toros Tarım

Bu yazıya yorum yap.

Önerilen Ürünler

No items found.

Önerilen Ürünler

Önerilen Ürünler

Bunu okuyanlar bunları da okudu...

PAYLAŞ
PAYLAŞ