Sorghum; Eski Dünya Tahılı, Yeni Pazar Potansiyeli

Önemli bir gıda, yem ve endüstri bitkisi olma özelliğine sahip olan sorgum, abiyotik faktörlerin etkili olduğu bölgelerde de başarılı bir şekilde yetiştirilebilmektedir.

Önemli bir gıda, yem ve endüstri bitkisi olma özelliğine sahip olan sorgum, abiyotik faktörlerin etkili olduğu bölgelerde de başarılı bir şekilde yetiştirilebilmektedir.

Sorgum dünyanın az yağışlı tropik, subtropik ve ılıman iklim özelliklerine sahip bölgelerde yetiştirilen, çok geniş bir genetik çeşitliliğe sahip (kırk binden fazla çeşidi bulunan) önemli bir gıda, yem ve endüstri bitkisi olma özelliğine sahiptir. Ayrıca abiyotik faktörlerin üretim için kısıtlayıcı bir rol oynadığı ve düşük girdili tarımın yapıldığı bölgelerde sorgum üretimi başarıyla gerçekleştirilmektedir.

Az yağışlı alanlarda kolaylıkla yetiştirilmesinin yanında diğer bitkilerin yetiştiriciliğinde güçlük çekilen aşırı sulu olan arazilerde fotosentetik etkinliği ve mineral maddeleri en üst düzeyde kullanma kabiliyetinden dolayı bu şartlarda üretimi rahatlıkla yapılmaktadır.

Dünya’da sorgum tarımının yapıldığı alanlar 45° kuzey ve 40° güney paralelleri arasında olup, deniz seviyesinden 3000 m yüksekliğe kadar tarımı rahatlıkla yapılabilmektedir. Dünyanın önde gelen sorgum üreticileri Orta ve Güney Afrika, Çin, Hindistan, Orta ve Kuzey Amerika, Avustralya ve Güney Amerika (Arjantin ve Brezilya) olarak sıralanabilir (FAO, 2017).

Sorgum, fermente edilmiş ve edilmemiş ekmek, kurabiye, sorgum lapası, kahvaltılık yiyecekler, alkollü içecekler ve biralar, tahıl gevrekleri, pankek, kek, kuskus ve çerez olarak gıda endüstrisinde, tane, sap ve yaprakları kanatlı ve ruminantların beslenmesinde yem olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Tatlı sorgum, sapında içerdiği yüksek orandaki şeker ve yüksek sap verimi sebebiyle etanol ve biyobenzin üretiminde, hasat sonrası kalan gövdesi ise mobilya olarak endüstride kullanılmaktadır.

Sorgum mısır ve diğer tahıllarla kıyaslandığında suyu daha etkili bir şekilde kullanmaktadır. Daha yüksek biyokütle verimine sahip olan sorgumun, daha geç ekilebildiğini ve kurak şartlarda kabul edilebilir miktarda verim alınabildiği belirlenmiştir. Suyun kısıtlı olduğu durumlarda, sorgumun gövdesinin uzun süre yeşil kalması sayesinde daha yüksek verim elde edilmektedir.

Tarımsal üretim de amaç, kültür bitkilerinin verim potansiyeline ulaşabilmesi gerekli uygulamaları yaparak en üstün verimi elde etmektir. Artan insan ve hayvan nüfusunun gıda ve yem ihtiyacını karşılamak için teknolojik gelişimlerin yanı sıra yeni çeşitlerin geliştirilmesi zorunludur. Yeni çeşit ıslahı çalışmalarında ıslahçının en büyük yardımcısı “Bitkisel Gen Kaynakları”dır. Bu genetik kaynaklar ve bunlar hakkında üretilmiş olan bilgiler ihtiyaca göre planlanacak çeşit geliştirme programları açısından çok önemlidir. Biyokimyasal analizler ve agromorfolojik özellikler sorgumun genetik farklılığının belirlenmesinde bir ölçü olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Birçok araştırmacı yemlerin potansiyel besleme değerinin belirlenmesinde asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF),ham protein, ham yağ, ham kül ve sindirilebilirlik analizleri gibi parametreler kullanmıştır.

Diğer tahıllara göre değişik çevresel streslere karşı daha dayanıklı ve üretimi genellikle daha ekonomik olan sorgum (Sorghum bicolor L.) dünyanın beşinci önemli tahılıdır. Sorgum dünyada gelişmekte olan ülkelerdeki insanların günlük besinleri için nişasta, protein, bazı vitaminler ve minareleri sağlamaktadır. Batıda ise ağırlıklı olarak hayvan besleme, biyobenzin, alkol, kağıt ve ahşap malzemelerin üretiminde kullanılmaktadır.

Sorgum tarlası
Sorgum tarlası

Sorgum kurağa dayanıklı ve düşük girdilerin hakim olduğu bölgelere adapte olmuştur. Sorgum mısıra göre iki kat daha fazla kök üretmekte, mısır ve diğer bitkilere göre suyu ve bitki besin elementlerini (N, P, K) daha etkili kullanarak daha fazla verim vermektedir. Döllenme oranı düşük ve kurak şartlarda geleneksel olarak yetiştirilen sorgum çeşitlerinde yapılan her bir kg azot uygulaması 6 ile 10 kg’lık tane üretim artışına neden olmasına karşın, döllenme oranı yüksek olan çeşitlerde bu oran 20 ile 40 kg arasında değişmektedir. Bu özelliklerin yanı sıra sorgum, farklı pH aralıklarına (5.0-8.5), tuzlu ve organik bileşiklerce fakir topraklara ve yüksek sıcaklıklara uyumlu bir bitkidir. İçerdiği fitokimyasallar sayesinde, sorgumun hastalıklara ve zararlılara dayanımı yüksektir. Bu özeliklere ilaveten aşırı sulu arazilerdeki fotosentetik aktivitesi ve mineral madde alımı da yüksektir. Dünya sorgum verimi ortalama 152.74kg/da’dır (FAO, 2011). Fakat 2150 kg/da kadar da verim elde edildiği bildirilmiştir. Verimin düşük olma nedeni ise suyun kısıtlı olduğu sıcak ve kurak alanlarda tarımının yoğun yapılmasıdır. Ülkemizde sulu şartlarda yürütülen bir çalışmada sorgumda tane verimi 519 - 1093 kg/da arasında elde edilmiştir. Islah edilen yeni hibrit çeşitler de hem verim hem de kalite her geçen gün artmaktadır. Bu önemli özellikler ile dünyanın birçok bölgesinde sorgum tarımı yapılmaktadır. Nijerya, Hindistan, Amerika, Meksika, Sudan, Çin ve Arjantin sorgum üreten ülkelerin önde gelenleridir. (ICRISAT; http://www.icrisat.org/)

Dünyada yüksek sıcaklık ve kuraklık gibi streslere karşı dayanıklı sorgum çeşitleri geliştirilmek en önemli ıslah amaçlarındandır. Sorgum varyeteleri Afrika, Amerika, Çin ve Hindistan’da gıda olarak kullanılırken, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde başlıca hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Sorgumdan kahvaltılık tahıl gevrekleri, kurabiye, ekmek, pasta, lapa, pankek, kek, kuskus, çerez, alkollü veya alkolsüz içecek yapılmakta ve dünyada yaygın bir şekilde tüketilmekle birlikte, Japonya benzeri ülkelerde popülaritesi her geçen gün daha çok artmaktadır. Özellikle 30’dan fazla Afrika ülkesinde 500 milyondan fazla insanın temel besin kaynağı sorgumdur.

Sorgum tarlasında inceleme yapan Sudan'lı bir kadın
Sorgum tarlasında inceleme yapan Sudan'lı bir kadın
Sorgum tanelerinin hayvan beslemedeki değeri mısıra çok yakındır. Protein oranı mısırdan yüksek olmasına rağmen sindirilebilir protein miktarı düşüktür. Sorgum tanesinde en fazla bulunan depo proteini kafir proteinleridir. Bu proteinler diğer proteinlerle ve nişasta ile bağlanarak enzimler tarafından sindirilemez forma dönüşmekte ve kaliteyi düşürmektedir. Yeni geliştirilen hibrit çeşitlerle besleme değeri mısıra eş olmuştur. Sorgum taneleri süt ineklerinde verim ve süt kalitesini, mısırla aynı oranda arttırmakta ve mısıra alternatif bir bitki olduğunu göstermektedir, sorgum tanelerinin sütte yağ ve protein oranını arttırdığını, broylerlerin (etlik piliç) beslenmesinde maliyeti önemli ölçüde azalttığını çalışmalar göstermektedir.

Önerilen Ürünler

No items found.

Önerilen Ürünler

Ürünlere Göz At

No items found.

Ülkemize ait yerel sorgum hatlarında tanen oranları belirlenerek hayvan beslemeye yönelik ıslah çalışmaları başlatılmalıdır.

Yabani bitkiler ve yerel hatlar biyotik ve abiyotik streslere dayanıklılık yönünden genetik kaynak olarak kullanılmaktadır. Bu yüzden çeşit ıslahı için genetik farklılığın kaynağı olarak ıslah edilmiş türlerin yabanileri ve yerel hatları üzerine yapılan çalışmalar devam etmektedir. Yabani sorgum hatları ıslah programlarında adaptasyon yetenekleri ve stres faktörlerine dirençli olmaları nedeniyle yaygın bir şekilde genetik kaynak olarak saklanmaktadır. Islah çalışmalarında ıslahçının elini güçlendiren en önemli faktör genetik çeşitliliktir. Islah programındaki başarı gen havuzundaki çeşitliliğin mevcut dağılımını, akrabalık durumu ve derecesini anlamaya bağlıdır. Islah programlarının etkinliğini arttırmak ve melezlemeler yapabilmek için uygun ebeveyn seçimi en önemli ölçütlerden biridir. Bu yüzden yerel hatların özellikleri ve genetik farklılıkları hızlı bir şekilde tüm yönleriyle belirlenmelidir.

Sorgum
Sorgum

Biyokimyasal analizler ve agromorfolojik özellikler (bitki boyu ve çapı, üst boğum arası uzunluğu, salkım uzunluğu, orta damar rengi, bitki rengi, kavuz rengi, tane rengi, ikiz tohumluk, bin tane ağırlığı, çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, bayrak yaprak alanı, endosperm rengi, yeşil kalma oranı, tanelerin kavuzdan ayrılma kolaylığı, kavuzun taneyi kaplama oranı, kılçıklılık durumu ve tane sertliği) sorgumun genetik farklılığının belirlenmesinde bir ölçü olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. 

Yemlerdeki ham protein içeriği yem kalite değerlendirmesi için en önemli kriterlerden biridir, sorgum tanesinde protein içeriğinin %9.90-19.80 arasında değiştiğini bildirmektedir. Kuru madde ve protein oranlarının çeşitler arasında farklı olması bitkinin genetik yapısından kaynaklandığı gibi olgunlaşma dönemine, sıcaklığa ve gübrelemeye göre değiştiği ifade edilmektedir.

Sorgum tanelerinin kimyasal kompozisyonu ve besleme değeri genotip, iklim, toprak yapısı ve gübreleme gibi faktörler tarafından etkilenmektedir.

Sorgum salkımı
Sorgum salkım

Sorgum

  1. Salkım kısmı a, rakşun internodu; b, dalları olan düğüm; c, birkaç rasem ile şube.
  2. Raseme; a, düğüm; b, internode; c, sapsız spikelet; d, pedicel; e, pedicelled spikelet; f, terminal pedicellled spikelets; g, kılçık.
  3. Üst kızak: a, salma; b,açılmamış kızak
  4. Alt kızak:a, salma; b, omurga kanadı; c, minik diş sonlandırma omurgası.
  5. Alt lemma: a, sinirler.
  6. Üst lemma: a, sinirler; b, kılçık.
  7. Palea.
  8. Lodiküller.
  9. Çiçek: a, yumurtalık; b, stigmalar; c, anterler.
  10. Tahıl: a, hilum.
  11. Tahıl: a, embriyonik işaret; b, yanal çizgiler.

Sorgum Dikey Gen Transferi İçin Potansiyel

Dikey gen transferi, genetik bilginin bir organizmadan kendi türünden hem aseksüel hem de seksüel geleneksel kalıtım mekanizmalarıyla aktarılmasıdır. Çiçekli bitkilerde polen dağılımı, gen akışının ana mekanizmasını oluşturmaktadır. Bitkiler için gen akışı, bitki, komşu bitkiler, yabani otlar veya taksonomik olarak ilişkili doğal türler arasında başarılı çapraz-bağlanma ile gerçekleşebilir. Melezlemenin çapraz polipasyon yoluyla gerçekleşmesi için, aşağıda özetlendiği gibi en az beş faktörün sağlanması gerekir;

  1. İki türün polen değişiminin gerçekleşmesi için yeterince yakın yerleştirilmelidir,
  2. Bir popülasyondan polenlerin diğer alıcı bir popülasyonda bulanan bitkiye ulaşması için popülasyonda bulunan bir türün en azından bir kısmının çiçeklenme döneminde olması gerekir,
  3. İki türün polen vektörünü paylaşması gereklidir,
  4. İki tür üreme açısından uyumlu olmalıdır,
  5. Elde edilen F1 melezi, geriye doğru çaprazlama yoluyla alellerin bir türden diğerine geçmesine izin vermek için canlı ve en azından kısmen verimli olmalıdır.

Bitkilerin türlerinin yakın türlerine gen akışı olasılığı bir dizi önemli faktöre bağlıdır.

Önemli hususlar şunlardır: Transfer edilen alel (ler) in doğası, zamana veya çevreye göre değişebileceği gibi, yabani veya yabani ot türleri ile, faydalı veya zararlı bir etki oluşturabilir, gen akış basıncı ve yabani tür popülasyonun nispi büyüklükleri gibi faktörlere bağlıdır.

Sorgum Gen Havuzu

Sorgum,tarımsal ekosistem içerisinde bir mahsulün türler arası etkileşiminin en güzel belgelenmiş örneğidir. Sorgum cinsi, çapraz uyum derecesine bağlı olarak üç ayrı gen havuzuna bölünmüştür.

Sorgumun birincil gen havuzu (GP1), döllenme açıdan uyumlu olan alt cins Eusorghum üyelerini içerir. Sorghum bicolor (S. bicolor subsp. Bicolor, S. bicolor subsp. Drummondii ve S. bicolor subsp. Arundinaceum) ve S. propinquum'un tüm alt türlerini içerir. Bu türler tamamen döllenebilir ve yüksek düzeyde uyumluluk, spontan hibridizasyon, aşılma ve introgresyona izin verir. Bu nedenle, hibrit türlerin temelini sağlamışlardır.

Sorgumun ikincil gen havuzu (GP2),S. x almum ve S. halepense gibi tetraploid akrabalarından oluşmaktadır. GP2 ve GP1 üyeleri (kültüre alınmış türler dahil), ploidi seviyesi farklılıklarına rağmen birbirleriyle hibritleşme, steril triploidler veya kısmen verimli tetraploidler üretme potansiyeline sahiptirler.

Sorgumun üçüncül gen havuzu (GP3),- Chaetosorghum, Heterosorghum, Parasorghum ve Stiposorghum'un diğer alt türlerinden yabani sorgum akrabalarından oluşur. Bu türlerin doğada GP1 ve GP2'yi geçebilecek veya bunları dölleyebilecek kapasitede olduğu bilinmemektedir. Yabani Avustralya türleri, 19 farklı sorgum türünden oluşan bölgesel gen havuzunun çoğunluğunu oluşturur. GP3'teki türler üreme için kullanılmayan bir gen havuzunu oluşturur. Bununla birlikte, bu grupla ekili sorgumun kültüre alınması laboratuvar koşullarında bile zordur.

Sorgum gen havuzu
Sorgum gen havuzu

Sorgum Türleri / Alt Türler

Instagramda aramıza katıl!

Gün aşırı paylaştığımız içeriklerimizle Instagram’da üreticileri bir araya getirdiğimiz bir topluluk oluşturuyoruz. Sen de katıl!

SİZDEN GELENLER
ÖĞRETİCİ İÇERİKLER
YARIŞMALAR
KATILMAK İSTİYORUM
Kaynaklar

Serkan Sezen

Bu yazıya yorum yap.

Önerilen Ürünler

No items found.

Önerilen Ürünler

Önerilen Ürünler

No items found.

Bunu okuyanlar bunları da okudu...

PAYLAŞ
PAYLAŞ