Ateş Yanıklığı

[Erwinia amylovora (Burrill) Winslow et al.]
Hastalık
Örnekleme Zamanı
Nisan-Temmuz
Örnekleme Yöntemi
Göz ile inceleme
İndirilebilir Ekler
İndirmeyi Başlat

Etmenin tanımı, yaşayışı ve hastalık belirtileri

Hastalık etmeni bakteri olup, gelişme sıcaklığı, optimum 27-30°C, minimum 3-8°C ve maksimum 37°C’dir.

Etmen, kışı bir önceki yılda enfeksiyonlar sonucu dal ve gövdede oluşmuş kanserlerin kenarlarındaki kabuk dokusu içinde geçirir. İlkbaharda burada çoğalan bakteriler yağmur, rüzgâr ve böcekler yoluyla çiçeklere, gelişmekte olan yeni sürgün ve genç yapraklara taşınır. Bakteri, dokular içinde çoğalmaya ve ilerlemeye devam eder. Daha sonra enfekteli dokular üzerinde nemli havalarda krem rengi sütümsü bir akıntı (ooze) oluşur. Bu akıntı kuruduğunda amber rengine dönüşür. Bu akıntı hastalık etmeninin en tipik belirtisidir. Erwinia amylovora aynı zamanda çiçekler, yapraklar, sürgünler ve meyvelerde epifitik olarak yaşar ve uygun koşullarda enfeksiyon oluşturur. Hastalığın yayılışı yağmur, rüzgâr, böcekler, kuşlar ve budama aletleri ile olur. Özellikle sürgün gelişiminin teşvik edildiği, kum fırtınası ve dolu gibi iklim olaylarının olduğu koşullarda ve emici böcek (yaprakbiti, Cacopsylla spp.) popülasyonunun arttığı durumlarda çok şiddetli enfeksiyonlar görülebilir.

Enfekteli elma ve ayva ağaçlarında kızılımsı kahverengi renk değişikliği
Şekil 18. a) Enfekteli elma, b) Ayva ağaçlarında kızılımsı kahverengi renk değişikliği c) Enfekteli armut ağacında siyahımsı koyu kahve renk değişikliği

Hastalıkla enfekteli elma ve ayva ağaçları kızılımsı kahverengi (Şekil 18a,b), armut ağaçları ise siyaha yakın koyu kahverengi (Şekil 18c) renkte ateşten yanmış bir görünüm alır. Enfekteli ağaçlarda hastalığın en tipik belirtilerinden biri olan krem rengi sütümsü bir akıntı oluşur.

İlk belirtiler genellikle tek bir çiçek veya tüm çiçek demetinde görülür.

Enfekteli çiçekler solar, büzüşür, kahverengileşir ve ateşte yanmış gibi bir görünüm alır (Şekil 19). Nemli havalarda çiçek sapı üzerinde bakteriyel akıntı oluşur (Şekil 20a). Çiçek enfeksiyonunu genç meyve enfeksiyonları takip eder. Enfekte olan meyveler elma ve ayvada kahverengi (Şekil 20b, c) armutta ise siyah bir renk alır (Şekil 20d) ve mumyalaşarak dalda asılı kalır. Hastalık ilerledikçe dalcık, dal, sürgün, ana dallar ve gövdeye kadar yayılabilir.

Solmuş ve renk değiştirmiş enfekteli armut çiçek ödemeti
Şekil 19. Solmuş ve renk değiştirmiş enfekteli armut çiçek ödemeti

Armut ağaçlarında taze sürgünler enfekte olduğunda koyu kahve-siyah renk alır, elma ve ayvalarda ise açıktan koyuya kadar değişen kahverengidir. Nemli havalarda sürgün üzerinde de bakteriyel akıntı oluşur (Şekil 21a). Uç kısımları geriye doğru 180 derece kıvrılır. Bu belirti “Çoban değneği” olarak adlandırılır (Şekil 21b, c).

Yaz aylarında gerçekleşen dolu yağışları nedeniyle meyvelerde oluşan yaralardan bakterinin giriş yapması sonucu meyve enfeksiyonları meydana gelebilir. Enfekteli armut meyvelerinde koyu kahve-siyah renk değişikliği oluşur. Elma meyvelerinde ise enfekteli alanı çevreleyen sınır dokularında zamansız kızarma görülür. Meyve üzerinde damla şeklinde bakteriyel akıntı oluşabilir (Şekil 21d). Enfekteli meyveler renk değiştirir, buruşur ve mumyalaşarak dalda asılı kalır.

elma, armut ve ayvada mumyalaşmış meyve
Şekil 20. a) Elma çiçeğinin sapında sütümsü bakteriyel akıntı b) Elmada mumyalaşmış meyve c) Ayvada mumyalaşmış meyve d) Armutta mumyalaşmış meyve

Dal ve gövdelerdeki enfekteli kısımlarda dokular içeriye doğru çöker ve başlangıçta kırmızımsı-kahverengi bir hal alır. Bu belirti “kanser” olarak adlandırılır. Kabukta küçük yarıkların oluşması ve koşullar uygun olduğunda bu kısımlardan bakteriyel akıntıların çıkması enfeksiyonun ilk işaretidir (Şekil 21e, f ve Şekil 22a). Hastalıklı kısımlarda kabuk bir bıçakla kaldırıldığında kabuk dokusunun kahverengileştiği ve bu kahverengileşmenin sağlam doku içine doğru ilerlediği görülür (Şekil 22b).

Hastalığın bir diğer belirtisi kök boğazı ve kök yanıklığı şeklinde görülür. Kök boğazında enfekteli alan koyu, su emmiş görünümlü ve morumsu bir renk alır. Enfekteli alanın kenarları önceleri belirsiz veya kabarık olur, daha sonraları oluşan çatlak veya yarıklarla kenar kısımları belirginleşir. Kabuk kaldırıldığında enfekteli alandaki iç dokularda kızıl-kahverengi çizgiler görülebilir. Kök boğazı yanıklığı, hastalığın diğer belirtilerini taşımayan ağaçlarda da görülebilir ve bu nedenle diğer kök ve kök boğazı hastalıkları ile karışabilir.

Armut sürgününde “çobandeğneği” belirtisi
Şekil 21. a) Ayva sürgününde sütümsü bakteriyel akıntı b) Armut sürgününde “çobandeğneği” belirtisi c) Ayva sürgününde “Çobandeğneği” belirtisi d) Renk değiştirmiş, mumyalaşmış, bakteriyel akıntı oluşmuş armut meyvesi e) Armut sürgününde çökük, renk değiştirmiş kanser belirtisi f) Armut ağacının dalında çökük, renk değiştirmiş kanser belirtisi

Armut, elma, ayva, yenidünya, muşmula, ahlat (Pyrus elaeagnifolia), dağ muşmulası (Cotoneaster spp.), ateş dikeni (Pyracantha spp.), Diaspyros spp., ak diken (Crataegus spp.), üvez (Sorbus spp.) ve Photinia davidiana gibi meyve, süs ve orman florası konukçuları arasındadır.

Elma ağacının gövdesinde kanser ve bakteriyel akıntı
Şekil 22. a) Elma ağacının gövdesinde kanser ve bakteriyel akıntı b) Gövdede kabuk altında renk değişikliği

Ateş Yanıklığı Mücadelesi

Erwinia amylovora’nın uygun koşullarda çok kısa sürede yoğun miktarda inokulum üretebilmesi, tek bir bahçede çok sayıda enfeksiyonu aynı anda gerçekleştirebilmesi ve iklimsel koşullara bağlı olarak hastalığın her yıl görülmemesi nedeniyle Ateş yanıklığı hastalığı ile mücadele etmek son derece zordur. Bu nedenle mücadele, bir veya iki metot yerine, uygulanabilir tüm metotların bir araya getirildiği entegre mücadele şeklinde yürütülmelidir.

Kültürel Önlemler

  • Sertifikalı fidan kullanılmalıdır.
  • Hastalıkla bulaşık alanlardaki konukçu bitkilerden çelik, aşı gözü, aşı kalemi, anaç gibi üretim materyali alınmamalıdır.
  • Yeni kurulacak fidanlıklar hastalıkla bulaşık olduğu bilinen elma, armut ve ayva bahçelerinin yakınlarında tesis edilmemelidir.
  • Özellikle hastalıkla bulaşık illerde bulunan resmi ve özel fidanlık ve anaçlıklar sürekli denetlenerek hastalık saptandığı takdirde yakılarak imha edilmelidir
  • Fidanlıklarda bulunan üretim materyallerinde yara açılmamasına özen gösterilmeli, fidanlar üzerinde bulunan çiçekler enfeksiyon riskini minimuma düşürebilmek için uzaklaştırılmalı ve hastalığın yayılmasında etkili olan vektör böcekler ile fidanlıklarda düzenli olarak mücadele edilmelidir.
  • Büyük dallar kesildiğinde budama yerlerine %10’luk sodyum hipoklorit sürülmeli ve aşı macunu ile kapatılmalıdır. Budamada kullanılan bıçak, testere, makas vs. %3 lük lizol eriyiği veya %10’luk sodyum hipoklorit çözeltisine daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
  • Enfekteli bahçelerde hastalık temizliği amacıyla yapılan budamalar yaz aylarında kuru havalarda yapılmalı, büyük dalların budamasında hastalık etmeninin aktif olmadığı kış ayları tercih edilmeli, budama yerlerine %10’luk sodyum hipoklorit sürülmeli ve aşı macunu ile kapatılmalıdır.
  • Vejetasyon devresinde ağaçlar kontrol altında tutulmalı, hastalıklı çiçek demeti, sürgün ve dallar enfeksiyon noktasının en az 30-40 cm altından kesilip çıkarılmalı ve hemen bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır. Bu işlemlerde kullanılan aletler, her seferinde daha önce belirtilen dezenfektanlardan birine batırılarak budama işlemleri sürdürülmelidir.
  • Bahçede dengeli gübreleme yapılmalı, aşırı vejetatif gelişmeyi sağlayan gübrelemelerden kaçınılmalı, ayrıca bahçe toprağının pH’sı 5.5-6.5 seviyelerinde tutulmalıdır.
  • Yağmurlama sulama uygulanmamalı, damla sulama tercih edilmelidir.
  • Farklı dönemlerde çiçek açmaları nedeniyle hastalık için uygun olan koşullarla çiçek döneminde karşılaşma şansları yüksek olan ve hastalığın yayılmasında önemli olan ateş dikeni, dağ muşmulası, ak diken, üvez, süs bitkisi olarak yetiştirilen elma, armut ve ayva bitkileri ile yabani konukçusu olan ahlat bitkileri sürekli kontrol edilmeli, mümkünse bahçe kenarlarından veya içinden sökülerek uzaklaştırılmalıdır.
  • Birçok böcek türünün etmenin vektörü olması nedeniyle, zararlılarla (özellikle Cacopsylla pyricola, C. pyri, Lygus lineolaris) mutlaka mücadele edilmelidir. Ayrıca hastalıkla bulaşık alanlarda hastalığın yayılmasında arılar rol oynadığı için arı kovanları bahçede bulundurulmamalıdır.
  • Hastalığa karşı dayanıklı çeşit ve anaçlar seçilmelidir. Ülkemizde genelde yaygın olan armut çeşitleri hastalığa karşı duyarlıdır. Elmalardan en çok duyarlı olanlar klon anaçları M9, M26, M27 ve Mark isimli anaçlardır. M7, Novole ve Robusta 5 isimli elma anaçları ise en dayanıklı elma anaçlarıdır.

Kimyasal Mücadele

Ateş yanıklığı hastalığına karşı kimyasal mücadele konukçunun 2 farklı gelişme döneminde uygulanmalıdır.

Durgun dönem uygulaması

Budamadan sonra, gözlerin kabardığı, ancak yeşil uçların tam olarak çıkmadığı dönemde %1.5’luk Bordo bulamacı uygulanmalıdır.

Çiçek dönemi uygulamaları

Tahmin uyarı modellerinin (Maryblyt Version 4,3 veya BIS 95) uygulandığı yörelerde çiçek dönemi uygulamaları Kullanılan modele göre enfeksiyon riski uyarısı yapıldığında en geç 24 saat içinde ruhsatlı preparatlardan biri ile ilaçlama yapılmalıdır.

Çiçeklenme dönemi içinde ikinci bir uyarı yapıldığı takdirde ilaçlama tekrarlanmalı, aksi takdirde ilaçlamalara son verilmelidir. Ayrıca kültürel önlemlerde bahsedildiği gibi, bahçe devamlı kontrol altında tutulmalı, şiddetli sürgün ve dal enfeksiyonları görüldüğünde hastalıklı kısımlar 30-40 cm aşağıdan kesilip çıkarılmalı ve bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Tahmin uyarı modeli uygulanmayan yörelerde çiçek dönemi uygulamaları Çiçeklenme başlangıcından itibaren (beyaz rozet) ılık (günlük ortalama 15°C ve üzeri), yağmurlu ve nemli koşullar devam ediyorsa 5’er gün arayla ilaçlama yapılmalıdır. Çiçek petal yapraklarının dökülmesiyle birlikte çiçek enfeksiyon riski ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle çiçeklenme sonrası ilaçlama yapılmamalıdır.

Ancak, çiçeklenme dönemi veya çiçeklenme sonrası aktif sürgün gelişimin devam ettiği dönemde don, dolu, kum fırtınası gibi ağaçta yaralanmaya neden olan iklim olayları gerçekleşirse 18 saat içinde ilaçlama yapılmalıdır.

Vejetasyon döneminde yapılan bakır uygulamaları, bazı elma ve armut çeşitlerininmeyvelerinde ciddi oranda paslanmaya neden olduğundan, ağaçlar üzerindeıslaklığın olduğu saatlerde ve hava neminin yüksek olduğu koşullarda ilaçlamayapmaktan kaçınılmalı veya bakır içermeyen preparatlar tercih edilmelidir.

Kullanılacak bitki koruma ürünleri ve dozları aşağıda verilmiştir.

Ateş Yanıklığı İçin Kullanılabilecek İlaçlar

Etkili madde adı ve oranı (%) Formülasyon tipi Doz (100 litre suya) Son ilaçlama ile hasat arası süre (gün) Etki mekanizması*
Güvenli olarak tavsiye edilen bitki koruma ürünleri
%80 Fosetyl-Al (Armut) WP-WG 400 g 14 33
%1,34 Bacillus subtilis QST 713 ırkı (Armut) SC 1000 ml - -
5x109hücre/g Aureobasi- dium pullulans (Armut) WG 150 g - -
Geçici olarak tavsiye edilen bitki koruma ürünleri
%80 Fosetyl-Al (Ayva) WP 400 g 14 33
%1,34 Bacillus subtilis QST 713 ırkı (Ayva) SC 1000 ml - -
5x109 hücre/g Aureobasi- dium pullulans (Ayva) WG 150 g - -
EK4 Ateş Yanıklığı için kullanılabilecek ilaçlar. *Pestisitlere karşı direnç gelişimini azaltmak için birbiri ardına yapılacak uygulamalarda etki mekanizması sütununda yer alan farklı harf ya da rakama sahip aktif maddelerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

Bitki Koruma Ürünleri

Instagramda aramıza katıl!

Gün aşırı paylaştığımız içeriklerimizle Instagram’da üreticileri bir araya getirdiğimiz bir topluluk oluşturuyoruz. Sen de katıl!

SİZDEN GELENLER
ÖĞRETİCİ İÇERİKLER
YARIŞMALAR
KATILMAK İSTİYORUM

Kaynaklar

Bu makale, T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI’ndan alınmıştır. İçerikte hiçbir değişiklik yapılmamıştır.

Orijinal Makale

Dr. Ayşe ÖZDEM, Dr. Arzu AYDAR, Cemil HANTAŞ, Dr. M. Selçuk BAŞARAN, Dr. Aynur KARAHAN, Dr. Vildan BOZKURT, Dr. Münevver KODAN, Dr. Ercan CANIHOŞ, Ali Ferhan MORCA, Dr. N. Mükerrem ÇELİKER, Dr. Naim ÖZTÜRK, Gamze ERDURMUŞ, Dr. Işıl ÖZDEMİR, Ülkem TANIKER (2017). Elma, Armut ve Ayva Entegre Mücadele Teknik Talimatı. Ankara: T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI

Bitki Koruma Ürünleri

PAYLAŞ
PAYLAŞ