Fındıkta Yazıcıböcekler

[Dalkıran (Xyleborus dispar F. ve Xylosandrus germanus B.), Daldelen (Xyleborinus saxesenii R.(Coleoptera: Curculionidae)
Zararlı
Örnekleme Zamanı
1. Yıl önce yapılmalı
Örnekleme Yöntemi
Gözle inceleme
İndirilebilir Ekler
İndirmeyi Başlat

Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli

Xyleborus dispar’ın dişileri 3,0–3,5 mm, erkekleri 2 mm boyundadır. Yarım küre şeklindeki erkekler açık kestane renkte ve uçucu kanatları yoktur. Dişilerin rengi ilk çıktıklarında açık kahverengi olup, daha sonra koyulaşır (Şekil 5 a ve b). Larva ve pupalar 4–5 mm uzunlukta, kirli beyaz renktedir (Şekil 5 c ve d). Pupa döneminin sonuna doğru baş ve karın bölgeleri kızarmaya başlar.

Dalkıran dişisi ve erkeği, larvası
Şekil 5. Dalkıran a) Dişi ve erkek b) Larva c) Pupa

Xylosandrus germanus’un dişileri 2.2-2.3 mm, boyu eninin iki katından biraz fazla, pronotum siyah renkte, arka kısmı düz ve yarıdan itibaren düz olarak sonlanır. Pronotum’un ön yarısı granüllü (çıkıntılı), arka tarafı pürüzsüz ve nokta şeklinde çukurcukludur. Elytra koyu kahverenginde, üzeri boyuna paralel nokta şeklinde çukurcuklardan oluşan şeritlidir. Elytranın uç kısmı dik, dairemsi ve çizgi şeklinde çukurcukludur. Anten topuzlu, anten ve bacaklar açık kahverengidir (Şekil 6 a). Erkekler 1.3-1.8 mm, dişilerden daha küçük, çok nadir bulunur ve genelde galeri içinde yaşarlar. Alın; parlak, zayıf ve çukurcuklu, pronotum uca doğru yuvarlağımsı, kenarlarda çukurcuksuz, ön tarafta çok sayıda çukurcuk vardır. Elytra pronotumun 1.5 katı genişlikte, çizgi şeklinde çukurcuklu, kenarlardaki çukurcuklar daha büyük ve biraz dış bükey (Şekil 6 b).

Xylosandrus germanus’un dişisi ve erkeği
Şekil 6. Xylosandrus germanus’un a) dişi b) erkek

Xyleborinus saxeseni’nin dişileri 2.06-2.31 mm, vücut silindirik şekilde uzun, boyu eninin yaklaşık olarak üç katı kadardır. Vücut; koyu kahverenginde, ancak pronotum elytraya göre biraz daha açık renktedir. Elytra çizgi şeklinde boyuna paralel yoğun çukurcuklara sahip, sonunda her iki tarafta dikdörtgen şeklinde, pürüzsüz ve kenarları dikenimsi kıllarla sınırlı, belirgin lekelidir. Anten topuzlu ve topuz tamamen ince kıllı, anten ve bacaklar açık kahverengindedir (Şekil 7 a). Uçma yeteneği olmayan erkekler 1,50-2,00 mm boyunda ve 0.7 mm enindedir. Dişiye göre renk biraz daha açık ve yandan bakıldığında dişiye göre biraz daha fazla dışbükeydir. Torax nispeten küçük, abdomen kısa ve vücut kamburumsu görünümdedir. Olgun larva hafifçe kıvrık, sarımsı beyaz renkte, baş ve vücut aynı renkte ve 2.21-2.53 mm’dir (Şekil 7b).

Xyleborinus saxeseni’nin dişisi ve larvası
Şekil 7. Xyleborinus saxeseni’nin a) dişi b) larva

Dalkıran açtıkları galeriler içinde ergin olarak kışlar. Mart ayı başından itibaren, sıcaklık 18-20°C’ye ulaşınca galerilerden çıkan dişiler, sağlıklı dallarda yeni galeriler açmaya başlar. Erginler galeriler içinde veya dışarıda çiftleşebilirler. Galerilerde ortalama 10 dişiye karşılık bir erkek bulunur.

Galerileri açan dişi baş kapsülünün içinde taşıdığı Ambrosia mantarının sporlarını galeriye bulaştırır ve bütün galeri içi, kirli beyaz renkteki bu mantarla kaplanır. Galeri açma başlangıcından 10-15 gün sonra dik galerilerde yumurtlama başlar. Yumurtalar bırakıldıktan 8-10 gün sonra açılır. Çıkan larvalar galerilerde gelişmekte olan Ambrosia mantarı ile beslenir. Ağaçların odun kısmında beslenmezler. Larvalar 3-4 hafta beslendikten sonra pupa olur. Pupa süresi 8-10 gün olup, kışı ergin dönemde konukçu galerisinde geçirir. Nisan ve mayıs aylarında çeşitli nedenlerle kurumaya başlayan dallar, zararlıyı cezbettiğinden böyle dallarda galeriler daha fazla görülür. Bir dişi ortalama 50 kadar yumurta bırakır. Bunların ancak yarısı ergin hale gelebilir. Yılda 1 döl verir.

X. dispar’ın ergin dişileri 0,8-7 cm kalınlığındaki ağaç gövde ve dallarında galeriler açabilir. Genellikle bir sürgün dibinden 2 mm çapında yuvarlak bir delik açarak dala girer (Şekil 8 a). Kambium dokusunun 2 mm kadar altında, ağacın yıllık halkalarını takip eden bir çevre galeri ve buradan da merkeze doğru bir galeri açar. Açtığı bu galeriden de aşağı ve yukarı olarak ince dallarda 1, daha kalın dallarda ise 8 adete kadar yeni galeriler açabilir. Galeri uzunlukları 6 cm’ye kadar çıkabilir (Şekil 8 b). Dala giriş deliği kapatılamadığından, buradan devamlı bitki öz suyu sızar ve
ağaç zayıflar. Bu sızıntı ağaç gövdelerinde siyahımsı izler bırakır (Şekil 8 c). Zarara uğrayan dal zamanla kurur. Genel olarak 2-3 cm kalınlıktaki dalı 1 galeri, 5–6 cm ve daha fazla kalınlıktakileri ise 3–4 galeri kurutabilir.

Dalkıran dişisinin dalda açtığı giriş deliği
Şekil 8. Dalkıran dişisinin a) Dalda açtığı giriş deliği b) Kambiyum dokusunda açtığı yatay ve dikey galeriler c)Giriş deliğinden sızan bitki özsuyu

Xylosandrus germanus’un dişileri ise sağlıklı ve kurumuş dallara saldırmakta, dalın gövdesinin herhangi bir yerinden girebilmekte, bulaşık dallarda saçma ile delinmiş gibi bir belirti vermektedir (Şekil 9 a). Ergin dişiler dal içinde kalp şeklinde bir galeri açarak yumurtalarını buraya bırakır (şekil 9 b) Fındık bahçelerinde çok yoğun ve yaygın olamamakla birlikte, bulunduğu bahçelerde ve ocaklarda fındık dallarına toplu hücum ederek dalların aniden kurumasına neden olmaktadır (Şekil 9 c). Bu tür, başlangıçta fındık dallarına, ocakların toprak yüzeyine yakın yerlerden saldırmakta ve yavaş yavaş dalların üst kısmına doğru çıkmaktadır. Bulaşık olan dallarda diğer türler de bulunabilmektedir.

Fındık dallarını ve ocaklarını ani olarak kurutabilmesi ve yapraklarını sıcaktan kavrulmuş gibi bir görüntü alması yanında, en önemli belirtisi giriş deliklerinde çıkarmış oldukları talaşlardır. X. germanus, giriş deliğinden sıkıştırılmış silindirik ve yaklaşık 1 cm’lik talaştan oluşmuş çıkıntı ile kolayca tanınabilmektedir (Şekil Şekil 9 d). Bu türün bulunduğu bahçelerde, ocak ve dallardaki ani ölümler nedeniyle teknik elamanlar ve çiftçiler tarafından tehlikeli tür olarak adlandırılmaktadır.

Xylosandrus germanus’un dişisinin dalda açtığı giriş deliği
Şekil 9. Xylosandrus germanus’un dişisinin a) Dalda açtığı giriş deliği b) Dal içindeki galerisi b) Dalda meydana getirdiği ani kuruma c) çıkardığı talaş.

Xyleborus saxesenii, fındık bahçelerinde diğer türler ile birlikte bulunmakta ve zararlı olmaktadır. Fındık dallarında giriş deliği, X. dispar’da olduğu gibi sürgün diplerinde değil, dallar üzerinden herhangi bir yerde olabilmektedir. Bu tür, giriş deliği çevresine taze ve ince talaş bırakmasıyla çok kolay tanınabilmektedir (Şekil 10 a). Bulaşık dallarda diğer türler ile birlikte bulunabilmekte ve X. dispar’dan daha küçük delikler açarak dal içinde üçgenimsi galeriler içinde yumurta bırakır ve larvalar gelişimlerini burada tamamlar (Şekil 10 b).

Xyleborus saxesenii’nin dalda açtığı giriş deliği ev çıkardığı talaş
Şekil 10. Xyleborus saxesenii’nin a) dalda açtığı giriş deliği ev çıkardığı talaş b) dal içindeki galerisi.

Fındık Bahçelerinde yacıcıböcekler sahile yakın hemen hemen tüm fındık bahçelerinde, orta ve yüksek kuşaktaki bazı bahçelerde yaygın ve önemli zararlara neden olduğu saptanmıştır.

Fındık, şeftali, elma, kayısı, erik, armut, kivi, trabzonhurması gibi meyve ağaçlarıyla, kızılağaç, kestane, gürgen ve meşe gibi orman ağaçları konukçuları arasındadır.

Fındık dallarını ve ocaklarını ani olarak kurutabilmesi ve yapraklarını sıcaktan kavrulmuş gibi bir görüntü alması yanında, en önemli belirtisi giriş deliklerinde çıkarmış oldukları talaşlardır. X. germanus, giriş deliğinden sıkıştırılmış silindirik ve yaklaşık 1 cm’lik talaştan oluşmuş çıkıntı ile kolayca tanınabilmektedir (Şekil Şekil 9 d). Bu türün bulunduğu bahçelerde, ocak ve dallardaki ani ölümler nedeniyle teknik elamanlar ve çiftçiler tarafından tehlikeli tür olarak adlandırılmaktadır.

Fındıkta Yazıcıböcekler Mücadelesi

Kültürel Önlemler

  • Fındık bahçelerinde budama ve gübreleme gibi kültürel işlemler tekniğine uygun yapılarak ağaçlar sağlıklı bulundurulmalıdır.
  • İçerisinde kışlamış erginlerin bulunduğu bulaşık dallar kesilip en geç mart ayına kadar fındık bahçelerinden çıkarılarak yok edilmelidir.
  • Taban suyu yüksek yerlerde fındık bahçesi tesis edilmemelidir.
  • Kültürel işlemler bütün komşu bahçelerle birlikte yapılmalıdır.

Biyoteknik Mücadele

Kitlesel tuzaklama yöntemiyle bu zararlıya karşı başarılı bir mücadele uygulamak mümkündür (Şekil 11 a ve b). Bu amaçla, tuzaklar etiket bilgilerine göre asılmalıdır. Biyoteknik mücadelede tuzaklar periyodik olarak kontrol edilmeli ve tuzaklardaki çekici (etil alkol) bitince hemen yenilenmelidir. Bu durum son derece önemlidir. Çünkü çekici biter bitmez yenilenmezse tuzaklara doğru yönelen böcekler hedefsiz kalmakta ve tuzaklara yakın olan dallara bulaşabilmektedir. Bu nedenle tuzakların ve çekicilerinin kontrolleri periyodik olarak yapılmalıdır. Ayrıca tuzaklar bahçeyi temsil edecek şekilde dağıtılarak asılmalı, bahçelerin sınır boylarına asılmamalıdır.

Dalkıranın mücadelesinde kullanılan kitlesel tuzak ve tuzakta yakalanan erginler
Şekil 11. Dalkıranın mücadelesinde kullanılan a) kitlesel tuzak b) tuzakta yakalanan erginler

Kimyasal Mücadele

İlaçlama zamanı

Mücadeleden bir yıl önce yoğunluk tespit amacıyla sürvey yapılmalıdır. Bunun için;

  • 1–10 da büyüklükteki fındık bahçelerinden 10 ocak,
  • 11–30 da büyüklükteki fındık bahçelerinden 20 ocak,
  • 30 da’dan büyük fındık bahçelerinden 30 ocak,

işaretlenir. İşaretli ocakların her birinden temsil edici nitelikte üçer dal seçilir. Marthaziran ayları arasında bu dallar üzerindeki bütün galeriler sayılarak kaydedilir. Ağustos ortalarından sonra aynı dallar üzerindeki galeriler tekrar sayılır. İki sayım arasındaki artış, yeni galeri sayısını gösterir. Bundan yararlanarak 10 ocakta seçilen 30 dala isabet eden yeni galeri sayısı bulunur. Eğer 10 dalda 3 yeni galeri bulunmuşsa ilaçlamaya karar verilir.

Dalkıran mücadelesi, ergin dişilerin bulaşık olan konukçudan bulaşık olmayan fındık dallarına geçip galeri açmalarını önlemek amacıyla yapılır. Bunun için de ergin çıkış döneminde dişiler dallara girmeden önce ilaçlama yapılmalıdır. Ergin çıkışlarının başladığı mart ayından itibaren hava sıcaklığı 18–20°C’ye ulaştığında bahçelerde yeni galeriler aranır. Kışlamış erginlerin aktif hale geçerek taze odun talaşlarının görüldüğü yeni galeriler tespit edilince bir ilaçlama yapılmalıdır. Ancak bu dönemde (ilkbahar döneminde) hava sıcaklığına bağlı olarak kademeli çıkış yapan erginlere karşı yapılan kimyasal mücadeleden etkili bir sonuç alınmayabilir.

Zararlının yoğun ve sürekli çıkışının olduğu yaz döneminde (haziran-temmuz) esas mücadele zamanını belirlemek için tuzaklar izleme (monitör) amaçlı kullanılır. Tuzak bahçeyi temsil edecek şekilde yerden 1–1,5 m yüksekliğe, haziran ayı başında asılır. Haftada bir tuzaklar kontrol edilerek yakalanan erginler sayılır, tuzakta yakalanan ergin sayısında ani bir yükseliş görüldüğünde bir ilaçlama yapılır, bu dönem yaklaşık haziran-temmuz başına denk gelir. İlacın etki süresine bağlı olarak ikinci ilaçlama gerekebilir. İlaçlamadan sonra 24 saat içinde şiddetli yağış olursa uygulama
tekrarlanmalıdır.

Uygulanabilecek İlaçlar

Aktif Madde Adı ve Oranı Formülasyon tipi Doz Son ilaçlama ile hasat arası süre (gün) Etki mekanizması
Dalkıran ve Daldelen
100 g/l Chlorpyrifos-ethyl+25 g/l Lambda-cyhalothrin ZW 100 ml/da 21 Gün
Ek 4. Dalkıran ve Daldelen için uygulanabilecek ilaçlar.

Bitki Koruma Ürünleri

Instagramda aramıza katıl!

Gün aşırı paylaştığımız içeriklerimizle Instagram’da üreticileri bir araya getirdiğimiz bir topluluk oluşturuyoruz. Sen de katıl!

SİZDEN GELENLER
ÖĞRETİCİ İÇERİKLER
YARIŞMALAR
KATILMAK İSTİYORUM

Kaynaklar

Bu makale, T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI’ndan alınmıştır. İçerikte hiçbir değişiklik yapılmamıştır.

Orijinal Makale

Dr. Kibar AK, Ebru GÜMÜŞ, Dr. Arzu SEZER, Çiğdem BULAM KÖSE, Dr. İlyas DELİGÖZ, Abdullah BALTACI, Ömür DUYAR, Ümit ESER, Nagehan ÇİL TURGUT, Demet ÇELİK ERTEKİN, Dr. Aynur KARAHAN, Dr.Vildan BOZKURT, Dr. Arzu AYDAR (2017). Fındık Entegre Mücadele Teknik Talimatı. Ankara: T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI

Bitki Koruma Ürünleri

PAYLAŞ
PAYLAŞ